Gönderen Konu: Kartal Ölüsü  (Okunma sayısı 165 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Özgür Kız

  • Kırmaktan sevmeye vakit bulamadığın insanın hakkını ödeyemeyeceksin ..
  • Özel Üye
  • *
  • İleti: 21221
  • Mesajın Beğenildi: 64 Kere
  • Rep 3663
  • Umarım bir gün dermanı bende olan bir derdin olur
Kartal Ölüsü
« : Eylül 18, 2018, 01:00:45 ÖS »
Tabutunuz
Pırıl pırıl çivileri ve talaş kokuyor
Demek taze ölülerdensiniz hemşehrim


Kan akıtılmadan
kesildi damarlarınızın sıcaklığı
Söyleyin kim yokladı
Bir ateş salmayla içinizi


Şimdi doya doya seyredin gövdenizi
Kalabalıklardan eli mızraklılardan
Otomobillerden nufus patlamasından
Ve o koca denizlerin kirlenip ağrımasından


Kaçıp
Bir kırevi çitinin arkasında papatyaların içinde
Önünüze çıkıveren teneşir tahtasında
Nasıl yalnız ve manasız ağlamakta
Şimdi doya doya seyredin gövdenizi

Bir beyin mimarı bir yaşlı kadın
Kapının aralığını dolduran çocuklar
Giysilerinde başdöndüren bir sersemlikle
Eve dolan komşular ve damın üstünde gökten
Bir kartal ölüsü düştü


Daha girmeyin oraya - melekler hazır değil
Nasıl da alıştınız ölümünüze
Yaşamın daha en tatlı sevişmelerinde
Elleriniz en ılık anlarda beden tutmalarında


Gidiyorsunuz ya gülüşüyor çocuklar
Herbiri o kadar güzel ki artık
Salıncak çelik çomak ve rüyalar yok artık
Harp oyunları bile unutuldu dönemeçlerde

Ölüm gelemiyor tıkalı kapılar
Nasıl ki elinden
kurtularak kaçmak isteyişler
Seni nasıl sürüyordu içine çürüyen uygarlıkların
Oyuklarında
Kötü bilmece kutuları tarifler
Yozlaşan hünerler


Şimdi vuruyor eşyalaşan göğsümüze
Kabuğu yosun bağlayan döşümüze
İçerden o


Isın odanın köşelerini dolanarak
Yatarak değil dolanarak
Yatarak değil rolanarak
Bin uykusuz gece bitirdin
Yeni bir uykusuzluk binliği aç
Camlarada gece başladı bile
Artık oda açılabilir kendine

Can çağrılıyor odaya
Karanlıkta ve seninle dolsun odaya
Yürüdükçe dolandıkça oda durmuyor artık evin içinde
Senile deniz kıyılarında ormanlı sırtlarda
Kırda hayvanlarda
Düşündüğün buluşlarda bulunduğun kurtuluşlarda
İçinde sen olan bir oda


Koş o önden giden
İnsanı bulup onu durdurmaya
Güçlü kalın pazulu oğlu aslan yavrusu gibi olan
Önden giden insana.

Gebe bir kadını durdurdu erkekler
Saçlarından çekip yolunu kırbaçlıyarak
Başında dolanan ak kuşları
Serinlikleri kovalıyarak


Elin değiyordu ah ah bana
ben kendimden uçarak etimdeki didişmeleri
takılıp düşen kadınlarla kovalıyarak - birden
düşürülmüş
sahipsiz çehrelerle karşılıyorduk
fır dönen meydanlarda yardımsız yürüyemiyen insanlar


Hiç. - Soruyorduk bu beyaz kuş
bize gelen ellerinden
bulanarak ve o kız çocuğu (bu nasıl olur)
şak diye düşürdü yolda
gazete satan adamın gözlerinin içinde
çıkmıştı bakınıyordu gererek önünü
ve derinden durarak
tüllerinden kopan içim bırak ki dalgalansın

Ki kim kovaladı bu yönde kaplanları
bizi yiyen aç kurt mu o neden
o neden kıpırdıyarak
sarı mor bizi kimden daha iyi koruyarak
daha iyi bir konukluk
bizi sevdayla allaştıran
o umulmadık açlıkları kapımıza salan
ne olur ne olur bırak bırak iyice kendimde olayım



Cahit Zarifoğlu
 

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
1 Yanıt
759 Gösterim
Son İleti Ekim 19, 2017, 02:11:31 ÖS
Gönderen: вαşκαп
1 Yanıt
511 Gösterim
Son İleti Ekim 19, 2017, 12:49:18 ÖS
Gönderen: вαşκαп
1 Yanıt
606 Gösterim
Son İleti Ekim 19, 2017, 12:49:52 ÖS
Gönderen: вαşκαп