Gönderen Konu: Leylâ Vü Mecnûn 1401-1500  (Okunma sayısı 199 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Özgür Kız

  • Kırmaktan sevmeye vakit bulamadığın insanın hakkını ödeyemeyeceksin ..
  • Özel Üye
  • *
  • İleti: 21221
  • Mesajın Beğenildi: 64 Kere
  • Rep 3663
  • Umarım bir gün dermanı bende olan bir derdin olur
Leylâ Vü Mecnûn 1401-1500
« : Ekim 04, 2018, 02:26:23 ÖS »
Hazerüm ta‘neden ol gâyete yetmişdür kim
Yâra ağyâr olup ağyârum ile yâr olubem

Demezem dahi sana âşıkem ey gül zîrâ
Sana âşıklığum izhâr edeli hâr olubem


Akl u sabr u dil ü dîn getdi bi-hamdi’llâh kim
Sefer-i sâhil-i sevdâya sebük-bâr olubem

Yoh Fuzûlî haberüm mutlak özümden bes kim
Vâlih-i nakş-ı hayâl-i ruh-i dildâr olubem


Bu Leylînün künc-i gamda giryânlığıdur ve Mecnûnun vâdî-i aşkda ser-gerdânlığıdur
Zâr ağlar iken bu resme ol mâh
Bir turfe sadâ eşitdi nâgâh

Bir kimse ohurdı şi‘r-i Mecnûn
Bu nükte ibâretinde mazmûn


K’ey neş’e-i aşkdan uran dem
Mecnûnı sağınma Leylîden kem

Mecnûn ile Leylîni berâber
Ger kimse der ise kılma bâver

Leylîde eğerçi derd çohdur
Mecnûn-ı hazînce derdi yohdur

Leylî eli iğnedendür efgâr
Mecnûna kılıçlar eylemez kâr


Leylîni eder harîr dil-gîr
Mecnûna verür neşât zencîr

Leylî ister ki eksile gam
Mecnûn gamın arturur demâdem

Mecnûndur ola gama girftâr
Leylî kime olmış ola gam-hâr

Mecnûna yeter şikence-i teb
Leylî kimedür tabîb yâ Rab


Mecnûndur esîr-i dâm-ı Leylî
Leylî kime salmış ola meyli

Leylî dutup ol terâneye gûş
Öz nağmesin eyledi ferâmûş


Tahkîk ile bildi bu hisâbı
Kim yoh şererinde şu‘le tâbı

Elbette belâ vü derdi gerdûn
Mecnûna verüpdür andan efzûn


Bu Leylînün İbni Selâma giriftâr olduğıdur ve Yârdan mahrûm ü mukayyed-i ağyâr olduğıdur
Mi‘mâr-ı serâçe-i ibâret
Beyle bu evi kılur imâret


Kim seyrden olmayup tesellî
Öz menziline dönende Leylî

Vermişdi özine dürlü zîver
Her zîvere bir netîce muzmer


Tâ mahv ola gözden ahıdan hûn
Hem gönleği hem donıydı gül-gûn

Tâ kim ola dûd-i âha mânend
Bağlanmış idi benefşe ser-bend


Tâ kim ola savt-ı nâle pâ-mâl
Kollanmış idi sadâlu halhâl

Tâ olmaya eşki yüzde ma‘lûm
Ruhsârına lû’lû’ idi manzûm


Ra‘nâ başa serpüben leçekler
Nazük bele sancuben etekler

Pervânesüz eylemezdi şem‘in
Eylerdi dür-i sirişk cem‘in


Ra‘nâ ra‘nâ yürürdi mâh
Bir şekl ile kim tebâreka’llâh

Ol asrda var idi Arabda
Bir mu‘teber aslda nesebde

Manzûr-ı eâzım u eâli
Makbûl-ekâbir ü ehâli


İdrâki bülend ü hüsni dil-keş
Etvârı huceste sîreti hâş

Vermiş Hak anun olan murâdın
Baht İbni Selâm kılmış adın


Ol turfe hümâ-yı evc-i ikbâl
Asûde-zamîr ü fâriğu’l-bâl

Av kasdına eylemişdi pervâz
Altında ukâb elinde şehbâz


Bir râh-güzerde ol nigâra
Uğraşdı vü kıldı bir nezâre

Cân ü ciğerinde kalmadı tâb
Mahv oldı nite ki odda sîm-âb

Terk etdi azîmet-i şikârı
Geldi eve getdi ihtiyârı

Tarh etdi binâ-yı resm-i peyvend
Tedbir ile buldı bir hıred-mend


Kim lutf ile söz kılanda takrîr
Takrîri verürdi daşa tağyîr

İn‘âm edüben ana besî mâl
Leylî talebine kıldı irsâl

Şart eyledi ol bülend-ahter
Kim olsa bu kâm-ı dil müyesser


Sarf eyleye genc ü mâl-i âlem
Cânâne yolında belki cân hem

Çün geldi bu râz-ı dil beyâna
Oldı ana râzı ata ane


Ol müşterîye verildi zühre
Şâyeste görildi mâra mühre

Çün İbni Selâma yetdi peygâm
Tenbîh-i neşât ü müjde-i kâm

Deryâ-yı neşâtı geldi mevce
Baş çekdi nihâl-i bahtı evce

Mahzen mahzen cevâhir açdı
Hırmen hırmen nisâr saçdı


Açdı der-i genc-i gevher ü zer
Fakr ehlini eyledi tevân-ger

Ol servün ayağı bağlu oldı
Âzâde iken adağlu oldı


Bu Nevfelün Mecnûn ile mukaddime-i ihtilâtıdur ve Ol cevher-i pâkden tezyîn-i bisâtıdur
Sâkî yine kasd-ı cân eder gam
Ver câm-ı lebâleb ü demâdem

Bî-kes kalubem men-i sebük-rây
Sen eylemesen mana maded vây

Men şîftenün penâhı olgıl
Bî-kesler ümîd-gâhı olgıl


Cehd eyle vü kılma bir işe ahd
V’er ahd etsen vefâya kıl cehd

Şemşîr-i mübâriz-i fesâne
Bu rezmde beyle batdı kana


Kim var idi bir huceste-fercâm
Ol asrda âdil ü nîkû-nâm

Tîğiyle mesaff müşkili hall
Ma‘rûf-ı zemâne adı Nevfel

Hem aşk yolunda çoh yöğürmiş
Hem çoh sitem-i zemâne görmiş

Bezminde misâl-i dürr-i meknûn
Bir gün ohunurdı şi‘r-i Mecnûn


Gâyetde beğendi tarz-ı pâkin
Mazmûn-ı kelâm ü sûz-nâkin

Sordı sıfatın dediler ey şâh
Âşüfte kılupdur anı bir mâh

Rüsvâlığı edüp özine pîşe
Dâm ü ded ile gezer hemîşe


Nevfel kılup ârzû-yı Mecnûn
Ashâb ile kıldı azm-i hâmûn

Bir gûşede gördi hâr ü mehcûr
Hâli nesak-ı salâhdan dûr

Etrâfını tayr ü vahş almış
Vahşet anı bir hisâra salmış


Çün dâire-i sübâ‘-ı hâil
Kat‘etdi sipeh görüp selâsil

Mecnûna yetişdi ol vefâ-dâr
Âsâr-ı telattuf etdi izhâr


K’ey haste nedür bu çekdüğün renc
Vîrânede zâyî etdüğün genc

Vahşî ne bilür senün makâmun
Hem-cinsleründen iste kâmun


Hâl ehlisen iste ehl-i hâli
Sahrâlara düşme lâübâlî

Devlet dilesen hümâdan iste
Genc isetesen ejdehâdan iste

Gam çekme ki men olınca gam-hâr
Yârun sana an-karîb olur yâr


Ger olsa zer ile iş ser-encâm
Yük yük tökelüm zer alalum kâm

V’er olsa garaz mesaffa muhtâc
Biz kan tökelüm sen eyle târâc


Ancak olagör menümle hem-dem
Men kim senünem senündür ol hem

Bu Mecnûnun Nevfel ile derd-i dil edâsıdur ve Şerh ü tafsîl-i mâcerâsıdur

Mecnûn dedi ey yegâne-i ahd
Tedbîrüme çohlar etdiler cehd


Çoh ehl-i azâyim etdi tedbîr
Olmadı perî bu dîve teshîr

Toprağlara tökildi çoh zer
Olmadı bu kimyâ müyesser


Sende bilürem ki lutf çohdur
Ne sûd çü mende baht yohdur

Sürme bilürem ki arturur nûr
Ne fâide göz eğer ola kûr


İkbâlüme yohdur i‘timâdum
Müşkil görinür menüm murâdum

Ah er kılasen bu şuğle ikdâm
Râyunca iş olmaya ser-encâm

Hem dûstum olmaya mana yâr
Hem düşmen ola ne dûst kim var

Bahtum bilürem menüm yamandur
Sûd istedüğün mana ziyandur


Bahtum sıfatında bir gazel var
Dâim kılurem men anı tekrâr

Bu gazel Mecnûn dilindendür

Vefâ her kimseden kim istedüm andan cefâ gördüm
Kimi kim bî-vefâ dünyâda gördüm bî-vefâ gördüm

Kime kim derdümi izhâr kıldum isteyüp dermân
Özümden min beter derd ü belâya mübtelâ gördüm

Mükedder hâtırumdan kılmadı bir kimse def‘-i gam
Safâdan dem uran hem-demleri ehl-i riyâ gördüm


Eğer su dâmenin dutdum revân dönderdi yüz menden
Ve ger gözgüden umdum sıdk aks-i müddeâ gördüm

Ayak basdum reh-i ümmîde ser-gerdânlığ elverdi
Emel ser-riştesin dutdum elümde ejdehâ gördüm

Mana gösterdi gerdun tîre bahtum gözgüsin yüz kez
Men-i bed-baht ana her gâh kim bahdum kara gördüm

Fuzûlî ayb kılma yüz çevirsem ehl-i âlemden
Neden kim her kime yüz dutdum andan yüz belâ gördüm

Bu Nevfelün Mecnûna ümmîd-vârlığ verdüğidür ve Hüsn-i musâhabetiyle rızâsın ele getürdüğidür

Nevfel dedi ey edîb-i kâmil
Feyz-i nazarumdan olma gâfil

Li’llâhi’l-hamd gayretüm var
Gayret kadarınca kudretüm var


Sen cehd eyle ki yâr ola ehl
Çün yâr ola ehl kârdur sehl

Mecnûn hem ümîd ile olup şâd
Terk etdi tarîk-i tab‘-ı mu‘tâd

Hem sildi gubâr-ı fark u gîsû
Hem eyledi kat‘-ı nâhun ü mû


Hem cismine verdi zîb-i câme
Hem başına zîver-i imâme

Bezm-i tarabı makâm dutdı
Meyl–i tarab etdi câm dutdı

Nevfel hem olup mülâzim-i ahd
İmdâdına kıldı cân ile cehd


Aldı ele müşg-bâr hâme
Leylî haşemine yazdı nâme



Fuzuli
 

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
188 Gösterim
Son İleti Eylül 07, 2018, 09:02:22 ÖS
Gönderen: Özgür Kız
0 Yanıt
202 Gösterim
Son İleti Ekim 04, 2018, 02:13:04 ÖS
Gönderen: Özgür Kız
0 Yanıt
214 Gösterim
Son İleti Ekim 04, 2018, 02:15:25 ÖS
Gönderen: Özgür Kız