Gönderen Konu: Leylâ Vü Mecnûn 1601-1700  (Okunma sayısı 206 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Özgür Kız

  • Kırmaktan sevmeye vakit bulamadığın insanın hakkını ödeyemeyeceksin ..
  • Özel Üye
  • *
  • İleti: 21221
  • Mesajın Beğenildi: 64 Kere
  • Rep 3663
  • Umarım bir gün dermanı bende olan bir derdin olur
Leylâ Vü Mecnûn 1601-1700
« : Ekim 04, 2018, 02:31:30 ÖS »
Efgân edüp etdi hırkasın çâk
Sahrâlara düşdi zâr ü gam-nâk


Bu Mecnûnun zencîre özin bend etdüğidür ve Behâne ile Leylî tarafına getdüğidür
Bir gün seher ol mücâvir-i deşt
Eylerdi gürüh-ı vâhş ile geşt

Bir pîr-i hazîn görindi nâgâh
Zencirlü bir esîri hem-râh


Mecnûnun esîre yandı cânı
Ol pîr-i hazîne sordı anı

Kim bu ne esîrdür beyân et
Cürmin men-i mücrime ıyân et


Sırr-ı dilin etdi pîr rûşen
Kim dûstdürür değül bu düşmen

Men haste-i beste-i iyâlem
Fakr ile iğen şikeste-hâlem

Bu hem men-i zârdan beterdür
Âvâre vü hâr ü derbederdür


Bir rûzî içün olup füsûn-sâz
Her dem kıluruz füsûnlar âğâz

Tâ hâsıl ola maâş-ı etfâl
Bir şu‘bededür bu gördüğün hâl


Bu kanlulığa kılupdur ikrâr
Men iylemişem munı giriftâr

Sâhib-diyetem men ü bu hûnî
Gör vech-i maâş içün füsûnı

Tâ kim gezüp eyleye gedâlığ
Bendeni kıla girih-küşâlığ

Her ne kazanur gezende ev ev
Taksîm ederüz arada cev cev


Kısmetde hem etmişüz karârı
Men yarıyem ü bu şahs yarı

Mecnûn dedi sehv edüpsen ey pîr
Dîvânelere gerek bu zencîr


Gel hâcetümi menüm revâ kıl
Bend eyle meni munı rehâ kıl

Sâyen tek olup senünle hem-seyr
Men ehl-i keremden isteyem hayr


Her ne yığılursa bîş ü ya kem
Varın sana eyleyem müsellem

Kasdum bu iki eyleyem men-i zâr
Evden eve seyr müşterî-vâr

Şâyed ki bir evde ola mümkin
Ol zühreye olmağum mukârin

Pîr oldı ümîd-i nef‘ ile şâd
Evvelki esîrin etdi âzâd


Zencîre girüp remîde Mecnûn
Erbâb-ı cünûna düzdi kânûn

Bu Mecnûnun zencîre şerh-i gamıdur ve Beyân-ı silsile-i elemidür

Ol silsileye olup hem-âvâz
Ağlardı ki ey menümle hem-râz

Sen genc-i belâya ejdehâsen
Ser-rişte-i mihnet ü belâsen


Şerh-i gama var min dehânun
Deprendükçe çıkar figânun

Başdan ayağa delük delük ten
Gönlündeki râzun etdi rûşen


Ey muntazır-ı nezâre-i yâr
Nezzâre-i yâra min gözün var

Gezmek hevesiyle hâne hâne
Ol pîr ile oldılar revâne

Tevfîk olup anlarunla hem-râh
Leylî haşemi gezerdi bir bir

Mecnûn reseni elinde ol pîr
Ev ev haşemi gezerdi bir bir


Leylî evine erişdi nevbet
Ol hasteye gâlip oldı hayret

Ser-geşte-i âlem oldı pâ-best
Meyhâne öninde düşdi ser-mest



Çün çekdi bir ihtiyârsuz âh
Leylî ev içinde oldı âgâh

Bir âh ile kıldı haymesin çâk
Mazlûmına açdı çeşm-i nem-nâk

Gördi ki görinmez olmuş ol zâr
Olmış gam ile zaîf ü bîmâr


Kaşı kimi kâmeti bükilmiş
Yaşı kimi peykeri tökilmiş

Cismi gam içinde cân şebîhi
Derk-i nazarı gam-ı bedîhî


Dîdâr ile ol şeh-i letâfet
Mihmânına eyledi ziyâfet

Râz-ı dil-i zârın etdi ifşâ
Bu şi‘ri bedîhî kıldı inşâ


Bu gazel Leylî dilindendür
Yâr rahm etdi meğer nâle vü efgânumuza
Ki kadem basdı bugün külbe-i ahzânumuza

Eşk bârânı meğer kıldı meded kim nâgeh
Bitdi bu şâh-ı gül-i tâze gülistânumuza

Bize âh ateşinün yanduğı andan bilinür
Ki çerâğ eyledi rûşen şeb-i hicrânumuza

Bu visâle yuhu ahvâli demek mümkin idi
Eğer olsaydı yuhu dîde-i giryânumuza


Bir hayâl ola meğer gördüğümüz yohsa nigâr
Mutlakâ hâtıra gelmez ki gele yanumuza

Yâr mihmânumuz oldı gelün ey cân ü gönül
Kılalum sarf nemüz var ise mihmânumuza

Dilberün câna imiş kasdı Fuzûlî gel ki
Cân verüp dilbere minnet koyalum cânumuza


Bu Mecnûnun Leylîye mukâbil olup
Ahvâlin beyân etdüğidür ve
Fursatla râz-ı pinhânın ıyân etdüğidür

Mecnûn ki ana nezâre kıldı
Râz-ı dilin âşikâre kıldı


Çekdi feleğe figân ü âhı
Sultânınun oldı dâd-hâhı

K’ey kadri bülend pâdişahum
Bildür mana kim nedür günâhum


Fermâna muhâlefet mi kıldum
A‘dâya muvâfakat mi kıldum

Bed-hâhlarun mıdur bu tedbîr
Gammâzlarun mıdur bu tezvîr


Men mu‘tekidem bu âsitâna
Yâ Rab n’ola reddüme behâne

Kimdendür ola mana bu hîle
Kim oldı ola muna vesîle

Tâ hâk-i deründen olmışem dûr
Âşüfte vü haste-hâl ü rencûr


Gâhî çekerem şikence-i gam
Gâhî olurem belâya hem-dem

Tenhâ geçer oldı rûzgârum
Sahrâda ne mûnis ü ne yârum

Sen hod güzelüm gamum yemezsen

Ol şîfte handadur demezsen
Menden bu tegâfülün acebdür
Gûyâ ki nişâne-i gazabdur


Men beyle niçün zebûn ü hârem
Ha geldüm eğer günâhkârem

Çökdüm yere gerdenümde zencîr
Bismillâh eğer olursa ta‘zîr


Fermân senden kabûl menden
Olma güzelüm melûl menden


Zülf ü müje hançer ü resen bes
Hükmüni yürüt hem as hem kes

Gel arada bir gubâr koyma
Öldür meni şerm-sâr koyma


Ta‘zîrüme eylesen teallül
Lâzım meni öldürür tegâfül

Ey lâle-izâr ü anberîn-mû
Gencîne-cemâl ü mâr-gîsû

Tâ zülfüne olmışem giriftâr
Zencîr-i cünûna rağbetüm var


Gam silsilesine pây-bendem
Dîvâneler içre ser-bülendem

Sevdâda dönüp ziyâna sûdum
Peyveste bu şi‘rdür sürûdum

Bu gazel Mecnûn dilindendür
Küfr-i zülfün salalı rahneler imânumuza
Kâfir ağlar bizüm ahvâl-i perîşânumuza


Seni görmek müteazzir görinür beyle ki eşk
Sana bahdukda dolar dîde-i giryânumuza

Cevri çoh eyleme kim olmaya nâgeh dükene
Az edüp cevr ü cefâlar kılasen cânumuza

Eksük olmaz gamumuz munca ki bizden gam alup
Her gelen gamlu geder şâd gelüp yanumuza


Var her halka-i zencîrümüzün bir ağzı
Muttasıl vermeğe ifşâ gam-ı pinhânumuza

Gam-ı eyyâm Fuzûlî bize bî-dâd etdi
Gelmişüz acz ile dâd etmeğe sultânumuza


Tamâmî-i sühan
Bir lahza kılup bu resme feryâd
Sultânına zulm-i aşkdan dâd

Zencîrini etdi pâre pâre
Dutdı yine halkdan kenâre

Endâmı şikeste çeşmi nemnâk
Rüsvâ vü harâb ü mest ü bî-bâk

Ardınca koşun koşun uşağlar
Ahvâline kim güler kim ağlar


Bu Mecnûnun kûrlığ behânesiyle dildârı Cemâlin gördüğidür ve Dîde-i ümmîdin tûtiyâ-yı maksûda yetürdüğidür
Bir gün dahi ol behâne-perdâz
Bir özge behâne kıldı âğâz


Bağladı iki gözin ki kûrem
Ahvâl-i cihâna bî-şuûrem

Arz eyledi za‘f ü bî-nevâlığ
Ev ev gezüp eyledi gedâlığ

Takrîb ile azm-i yâr kıldı
Leylî evine güzâr kıldı

Ol dûsta zâhir eyleyüp râz
Yâ dûst deyüp yetürdi âvâz


Leylî ki eşitdi ol sadânı
Bildi eşiğindeki gedânı

Evden çıhup etdi arz-ı dîdâr
Kıldı sadaka zekât-ı ruhsâr

Pinhân bahuben ol âftâba
Mecnûn yine geldi bu hitâba

K’ey hâl-i siyâhı göz sevâdı
Cân ârzûsı gönül murâdı


Ger bağlu ise gözüm revâdur
Ser-çeşme-i lücce-i belâdur

Bend eylemesem önin demâdem
Seylâba geder tamâm-ı âlem

Göz kimi seni eyleyüp nezâre
Rüsvâ kılur ehl-i rûzgâra


Tahkîk edübem ki düşmenündür
Men kıydım ana rızâ senündür

Dergâhuna bağladum getürdüm
Baş üzre ayağuna yetürdüm


Ey gamze vü la‘li şehd ü şemşîr
Hâhî afv eyle hâh ta‘zîr

Dergâhuna geldüğümde ey hûr
Sermâyem idi gözümdeki nûr

Öğretdi gamun mana ticâret
Yüz şükr ki kılmadum hasâret


Göz nûrını hâk-i pâya verdüm
Az cinsümi çoh behâya verdüm

Şâhum nazar et men-i gedâya
Bîgâneliğ etme âşinâya

Cân bâğına gam nihâli tikdün
Ten mülkine derd tohmı ekdün


Ol tohm ü nihâle nef‘-i hâsıl
Oldı nem-i eşk ü sûziş-i dil



Fuzuli
 

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
188 Gösterim
Son İleti Eylül 07, 2018, 09:02:22 ÖS
Gönderen: Özgür Kız
0 Yanıt
202 Gösterim
Son İleti Ekim 04, 2018, 02:13:04 ÖS
Gönderen: Özgür Kız
0 Yanıt
213 Gösterim
Son İleti Ekim 04, 2018, 02:15:25 ÖS
Gönderen: Özgür Kız