Gönderen Konu: Leylâ Vü Mecnûn 2301-2400  (Okunma sayısı 205 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Özgür Kız

  • Kırmaktan sevmeye vakit bulamadığın insanın hakkını ödeyemeyeceksin ..
  • Özel Üye
  • *
  • İleti: 21221
  • Mesajın Beğenildi: 64 Kere
  • Rep 3663
  • Umarım bir gün dermanı bende olan bir derdin olur
Leylâ Vü Mecnûn 2301-2400
« : Ekim 04, 2018, 02:48:53 ÖS »
Ey fark-ı emel külâh-dûzı
Sâhib-rakam-ı berât-ı rûzî

Rahm et men-i zâr ü bî-nevâya
Derd-i dilümi yetür devâya


Leylîni sen eyledün perî-veş
Kim câna cemâli urdı âteş

Sen kıldun anı belâ-yı âlem
Ol etdi meni şikeste-i gam

Verdün ana hüsn-i âlem-efrûz
Saldı mana âteş-i cihân-sûz


Derd ile meni sen eyledün zâr
Men handan u Leylî-i cefâ-kâr

Leylî ki meni belâya saldı
Bir görmek ile karârum aldı

Yohdur revişinde ihtiyârı
Kim döndüre alduğı karârı


Bî-çâredür öz işinde ol hem
Senden bulunur bu zahma merhem

Hem sen keremünden et ilâcum
Kes gayrı kişiden ihtiyâcum


Çoh çoh hükemâya söyledüm hâl
Teşhîs-i marazda oldılar lâl

Bildüm ki hakîm-i ferd sensen
Dânâ-yı cemî‘-i derd sensen

Ger derd ü eğer devâ senündür
Hâkim sensen rızâ senündür


Rahm eyle vü kıl devâ-yı derdüm
Bî-dâd yeline verme gerdüm

Ya‘nî ki yetür kemâle zevküm
Günden güne kıl ziyâde şevküm


Sal çeşmüme la‘linün hayâlin
Ver tab‘uma hüsninün kemâlin

Dâim anı mende zâhir eyle
Lutf et iki sûreti bir eyle

Kadrüm gamı içre mu‘teber kıl
Derdin mana rûzî ol kadar kıl


Kim kimseye ol olup müyesser
Kimse mana olmaya berâber

Görmek ruhın olmaz olsa makdûr
Hûn-bâr gözümde olmasun nûr


Zevk-i elemi olursa nâ-yâb
Mecrûh tenümde olmasun tâb

Münâcât
Yâ Rab kemâl-i mertebe-i Mustafâ hakı
Sıdk u safâ-yı silsile-i enbiyâ hakı


Senden yeter velîlere te’yîd-i iktidâ
Sen muktedâ-yı âlem eden evliyâ hakı

Düşmez harîm-i kurbüne bî-gâneler yoh
Ol bârgâha mahrem olan âşinâ hakı

Kahrundaki siyâset ü asîb havfı-çün
Lutfundaki letâfet-i feyz ü recâ hakı


Uşşâka yâr kılduğı cevr ü cefâ içün
Ma‘şûka âşık etdüği mihr ü vefâ hakı

Leylîde eyledüğün feyz-i hüsn içün
Mecnûna verdüğün gam ü derd ü belâ hakı

Fakr u fenâ saâdeti verdün Fuzûlîye
Anda olan saâdet-i fakr u fenâ hakı


Tamâmî-i sühan
Eylerdi bu sûz ile münâcât
Mihnetlere isteyüp mükâfât

K’açıldı gül-i hadîka-i rûz
Gösterdi güneş cemâl-i fîrûz


Mürg-i dem-i subh çekdi âvâz
Zâğ-ı şeb-i tîre kıldı pervâz

Hem safha-i âlem oldı rûşen
Hem dâne-i encüm oldı hırmen

Gün âyîne-dârı oldı gerdûn
Tökdi kademine dürr-i meknûn

Subh urdı safâ vü sıdkdan dem
Açıldı gül-i neşât-ı âlem


Te’sîr-ı safâ-yı câm-ı hurşîd
Gök gülşenin etdi bezm- i Cemşîd

Lâle kimi dağa çıhdı Mecnûn
Nezzâreye açdı çeşm-i pür-hûn

Gördi ki gelür nedîm-i kâmil
Hem-râz-ı kadîm Zeyd-i kâbil


Ruhsârında neşâtdan nûr
Behcet gözine cemâli manzûr

Yoh zerrece gussa vü melâli
Mecnûna aceb görindi hâli

Sordı ki nedendür inbisâtun
Âdetçe görinmeyen neşâtun


Maksûduna dest-res mi buldun
Dildâruna hem-nefes mi oldun

Ne kadr ile ser-bülend olupsen
N’oldı ki neşât-mend olupsen

Zeyd açdı der-i hizâne-i râz
K’ey turfe hümâ-yı evc-i i‘zâz

Dün tavf-ı diyâr-ı yâr kıldum
Ol serv yana güzâr kıldum

Ta‘vîz vesîlesiyle bir dem
Oldum harem-i visâle mahrem

Gördüm meh-i ârızın ziyâsuz
Âyîne-i tal‘atın cilâsuz


Ne la‘l-i lebinde katraî âb
Ne mâh-ı ruhında zerreî tâb

La‘l-i tere eşki gevher-engîz
Berg-i güle nergisi güher-rîz


Gördü meni etdi nâle-i zâr
Râz açdı mana ki ey vefâ-dâr

Düşdi ola necde reh-güzârun
Gördün ola hâlin ol figârun

Mecnûnımı gördün ise bi’llâh
Eyle men-i zâr-ı andan âgâh


Nişe geçer ola mâh ü sâli
Kim ola refîki n’ola hâli

Bi’llâh güzer etsen ol yanaya
Rahm et men-i zâr ü mübtelâya

Menden ana şerh-i za‘f-ı hâl et
Hâlin men-i hasteden suâl et


Söyle nişesen hücûm-ı gamdan
Tuğyân-ı meşakkat ü sitemden

Matem-zede olduğun eşitdüm
Kıldum yaha çâk ü şîven etdüm

Ol serv ki çıhdı bu çemenden
Menden geldi değül ki senden


Ancak bir ol idi kim çeküp gam
İsterdi meni senünle hem-dem


Çoh gördi bize sipihr-i gaddâr
Yüz min ağyâr içinde bir yâr

Bir zulmdürür bu âşikâre
Elden ne gelür muna ne çâre

Bu ded ki az değül yöküşdür
Hem sabr edeyüm ki sabr hoşdur


Men dut ki mukayyed-i hisârem
Mahbûs-ı hicâb-ı neng ü ârem

Ger şem‘e açılsa şerh-i râzum
Sâyemden olur min ihtirâzum


V’er sâyeme söylesem gam-ı dil
Şem‘ün hasedi gelür mukâbil

Ne yazmağa nâme ihtiyârum
Ne etmeğe arz râz-dârum

Gonca kimiyem men-i perîşân
Ağzum dutulu içüm dolu kan


Sen kim şeh-i kişver-i rızâsen
Her kime dilersen âşinâsen

Yoh hükmi sana çü hâme gayrün
Öz başunadur hemîşe seyrün

Âyâ ne içün kılursen ihmâl
Hâl-i dilün eylemezsen irsâl


Öz nazm-ı latîf ü dil-keşünden
Mazmûn-ı ibâret-i hoşundan

Lutf ile kılup hemîşe tahrîr
Göndermedüğün değül mi taksîr

Senden değülem bu işde râzî
Hâlâ kerem et hilâf-ı mâzî


Nazm eyleyüben beyân-ı hâlün
Şerh-i ruh- i zerd ü eşk-i âlün

İrsâl ede gör men-i hâzîne
K’ol cevhere cân edem hazîne


Elfâzı olup hemîşe zikrüm
Bu kâr-geh içre bikr-i fikrüm

Tarz-ı gam edende câna tasvîr
Ol nakşdan ola çâşnî-gîr

Hem hâl-i dilin kılurdı izhâr
Hem bu gazeli ederdi tekrâr

Bu gazel Leylî dilindendür

Niçün ol safha-i kâfûra kilkin müşg-bâr etmez
Yazup bir ruk’a lutf ile bizi ümmîd-vâr etmez

Menümle dûst lutfın az bilüp çoh ta‘n eder düşmen
Niçün lutf eyleyüp düşmenleri bir şerm-sâr etmez

Gel ey göz yâr hattın nâmede görmek heves kılma
Ki hatt-ı nâme def‘-i derd-i hecr-i hatt-ı yâr etmez


Kebûterden umârdum nâmesin gör za‘f-ı tâli‘ kim
Görüp âhum odın menden yanâ ol hem güzâr etmez

Fuzûlî nâme-i dildâr bir ta‘vîzdür gûyâ
Ki ansuz haste-diller hâtırı bir dem karâr etmez


Tamâmî-i sühan
Mecnûn ki eşitdi ol peyâmı
Baht-ı mütemerrid oldı râmı

İkbâline i‘tikâdı oldı
Dildârına i‘timâdı oldı


Hûn-âb-ı sirişkden çeküp nem
Gül-zâr-ı zamîri oldı hurrem

Hem güldi yüzi çerâğlar tek
Hem gönli ucaldı dağlar tek

Zeyde dedi ey refîk-ı sâdık
Men vahşîye hem-dem-i muvâfık


Çün müjde-i merhamet yetürdün
Yârum haberin mana getürdün

Menden hem ana yetür senâlar
Râz eyle dürûdlar duâlar


Hâk-i derine yetür niyâzum
Dergâhına arza eyle râzum

K’ey cânuma datlu derd dâğı
Gönlüm ferâhı gözüm çerâğı

Li’llâhi’l-hamd yâr imişsen
Men istedüğümce var imişsen

Ahdünde vefâ bulındı âhir
Şehdünde şifâ bulındı âhir


Bildüm ki meni seversen ey mâh
Ahsent ahsent bâreka’llâh

Lutfun haberi karârum aldı
Şîrîn sözün ihtiyârum aldı

Lutfun eşidüp ciğer olur âb
Şîrîn sözüne getürmezem tâb


Âh er kılup özge resm bünyâd
Nâgeh dutasen tarîk-i bî-dâd

Telh ola sözün misâl-i bâde
Lutf olmaya kahr ola arada


Hûblar işi cevr ile cefâdur
Senden görinen mana vefâdur



Fuzuli
 

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
188 Gösterim
Son İleti Eylül 07, 2018, 09:02:22 ÖS
Gönderen: Özgür Kız
0 Yanıt
213 Gösterim
Son İleti Ekim 04, 2018, 02:15:25 ÖS
Gönderen: Özgür Kız
0 Yanıt
210 Gösterim
Son İleti Ekim 04, 2018, 02:44:59 ÖS
Gönderen: Özgür Kız