Gönderen Konu: Leylâ Vü Mecnûn 2501-2600  (Okunma sayısı 200 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Özgür Kız

  • Kırmaktan sevmeye vakit bulamadığın insanın hakkını ödeyemeyeceksin ..
  • Özel Üye
  • *
  • İleti: 21221
  • Mesajın Beğenildi: 64 Kere
  • Rep 3663
  • Umarım bir gün dermanı bende olan bir derdin olur
Leylâ Vü Mecnûn 2501-2600
« : Ekim 04, 2018, 02:52:51 ÖS »
Mâtem-zedesen siyeh libâsun
Kimdür ol nişedür bu yasun

Derd ü elemün denizi daşdı
Seylâb-ı belâ başumdan aşdı


Tîr-i feleğe nişâne oldum
Tâhûne-i çerhe dâne oldum

Mâtem-kededür bu gece âlem
Men bahtı kara bir ehl-i mâtem


Ne sabr kalupdurur ne ârâm
Bilmem ki n’olur mana serencâm


Olmış bu gece tamâm-ı kevkeb
Âzârum için felekde akreb

Subh âyînesini reng dutmış
Feyz-i seheri felek unutmış

Ey subh senün ne oldı hâlün
Dem urmağa kalmamış mecâlün


Gönlün hoş ise tebessüm eyle
Mihrün var ise terahhum eyle

Feryâduma hem-dem et horûsı
Âvâzuma koş sadâ-yı kûsı


Mürg-i seheri getür zebâna
Göster dem-i subhdan nişâne

Çoh ağladı etdi nâle-i zâr
Derd-i dil-i zârın etdi tekrâr


Gördi mededine subh yetmez
Şeb derd-i diline çâre etmez

Yüz dutdı ana ki feyz-i âmı
Çekmiş bu medâra subh u şâmı

Râz-ı dil-i zârın etdi izhâr
K’ey vâkıf-ı hâl ü ârif-i zâr


Yohdur gam ü derdüme nihâyet
Gamdan kime eyleyem şikâyet

Gam bî-had ü men besî zaîfem
Men beyle gama haçan harîfem


Ya ver mana mihnetümce tâkat
Ya tâkatum olduğınca mihnet

Ger câme-i sabrum eylesem çâk
Hükmün yolu görinür hatar-nâk

V’er gönlüme versem istimâlet
Tâkatçe değül gam ü melâlet

Nâmûsdan eylesem cüdâlığ
Mecnûn ile kılsam âşinâlığ

Korhum bu ki ismet ola pâ-mâl
Fermâna muvâfık olmaya hâl

Kılsam bu havâda hıfz-ı nâmûs
Ma‘mûre-i vaslum ola mahrûs


Korhum bu ki dûd-ı âh-ı Mecnûn
Ahvâlümi eyleye diğer-gûn

Sâdıklarun âhı mu‘teberdür
Andan hazer etmemek hatardur


Ol eyle bu beyle n’eyleyem vây
Bilmen men-i âcize nedür rây

Yâ Rab mütehayyirem men-i zâr
Mihnetlere olmışem giriftâr


Ser-menzil-i emne râh bilmen
Senden özge penâh bilmen

Gör bâde-i gaflet ile medhûş
Kıl perde-i lutfunı hatâ-pûş


Derler ki sitem-resîde Mecnûn
Olmış men-i mübtelâya meftûn

Men bî-ser ü pâ ana ne lâyık
Kim hüsnüme kimse ola âşık

Bir zerre-i hâr ü hâk-sârem
Gerd-i reh ü hâk-i reh-güzârem


Rûhum ki bedendedür senündür
Her neş’e ki mendedür senündür

Gencîne-i hüsnüne emînem
Sensen sebebüm ki nâzenînem


Yâ Rab meded et ki bu emânet
Mahfûz ola tâ dem-i kıyâmet

Tâ kurbe teveccüh etdüğüm çağ
Alnum açuğ ola vü yüzüm ağ


Münâcaat
Yâ Rab kemâl-i bâr-geh-i Kibriyâ hakı
Ya‘nî fürûğ-ı nûr-ı ruh-ı Mustafâ hakı


Kıl garka bahr-ı aşka vücûdum sefînesin
Fermân-ı Hızra Mûsî eden iktidâ hakı

Subh-i visâle eyle bedel şâm-ı hecrümi
Subhun demindeki nefes-i dil-küşâ hakı

Derd ü belâmı râh-ı mahabbetde kılma kem
Râh-ı mahabbetündeki derd ü belâ hakı


Ehl-i dalâletem mana göster hidâyetün
İhdâ-yı râh-ı râst kılan reh-nümâ hakı

Endûh ü derde gönlümi sâhib- tahammül et
Derde tahammül eyleyen ehl-i rızâ hakı

İhlâsum et duâya Fuzûlî kimi dürüst
Dergâhda icâbete lâyık duâ hakı


Tamâmî-i sühan
Acz ile duâ kılurdı ol mâh
İzhâr-ı niyâz edüp ki nâgâh

Çekdi ceresü’r-rahîl âvâz
Resm-i hudi etdi sârban sâz


Göç oldı açıldı bâr-gehler
Buhtîlere mehd çekdi mehler

Bir mahmile bindi Leylî-i zâr
Kûh-ı gamın etdi nâkayâ bâr

Efgânı edüp ceres ünin pest
Aşkı meyi etdi nâkanı mest


Bu Leylînün nâkaya arz-ı râzıdur ve Zebân-ı hâl ile izhâr-ı niyâzıdur
Çün nâkada gördi neş’e-i hâl
Kıldı ana hem beyân-ı ahvâl


K’ey gâliye-mûy ü anberîn-bûy
Gül-çehre vü hâr-hâr ü hoş-hûy

Ey başı açuğ ayağı yalın
Bulmış niçe kez Harem visâlin


Sevdâ-zede nişedür dimâğun
Göğsünde nedür bu eski dâğun

Kimden sana yetdi zulm ü bî-dâd
Her lahza nedür figân ü feryâd


Uşşâk tarîkıdur tarîkun
Ger âşık isen menem refîkun

Nâlân gam-ı aşk-ı yârdansen
Sen dahi bizüm katârdansen

Men kimi yoh elde ihtiyârun
Bir özge elindedür mehârun


Çün düşdi senünle ittifâkum
Rahm eyle mana gör iştiyâkum

Lutf eyle binâ-yı kâr-ı hayr et
Mecnûnum olan diyâra seyr et


Bu şîfteni yetür ol aya
Bu derdi yetişdür ol devâya

Nâgâh ederken oldı bî-hûş
Mutlak özin eyledi ferâmûş


Bî-hûşlığında düşdi ol nûr
Hem-râhı olan gürûhdan dûr


Ol nev’ idi zulmet-i şeb-i târ
Kim olmadı sârbân haberdâr

Çün geldi özine ol perî-veş
Oldı bu kaziyyeden müşevveş


Göz açdı özini gördi itmiş
Hem-râhı bırahmış anı getmiş

Derd üzre muzâaf oldı derdi
Depretdi heyûn-ı reh-neverdi


Çoh cehd ile eyledi tek u pû
Çoh yol arayup yöğürdi her sû


Ne râh ne râh-ber bulındı
Ne kâfileden eser bulındı

Tenhâ yürür oldı ol semen-ber
Zulmetde misâl-i mâh-ı enver

Çün seyr-i felekde leylî-i mâh
Şeb kâfilesin itürdi nâgâh


Leylî sıfatında gün çıhup ferd
Cemmâzeye çekdi mahmil- i zerd

Düşdi güzer ol semen-izâra
Mecnûn-ı hazîn olan diyâra


Her yan nigerân gezerdi ol mâh
Bir şahs-ı hazîn görindi nâgâh

Sormağa alâme-i menâzil
Ol şahs-ı hazîne oldı mâil


Lutf ile tekellüm etdi âğâz
Kimsen deyüben yetürdi âvâz

Baş kaldırup ol esîr-i mahzûn
Dönderdi cevab ana ki Mecnûn


Leylî dedi ey özine mağrûr
Hâşâ deye ejdehâ sözin mûr

Hâşâ deye zâğ bülbülem men
Yâ lâf ura hâr kim gülem men

Mecnûn dedi ey dür-i yegâne
Mecnûna bilür misen nişâne


Ol şîftenün nedür nişânı
Gördükde neden bilürsen anı


Leylî dedi ol perî-likâdur
Ruhsâr ile kaddi dil-rübâdur

Sen şîftesen esîr-i mâtem
Ruhsârı şikeste kâmeti ham

Sen hârsen ol azîz-i âlem
Sen bî-ser ü pâsen ol muazzam


Mecnûn dedi ehl-i aşk olur hâr
Hüsn ehlinedür safâ sezâ-vâr

Leylî dedi ey behâne-perdâz
Kayd-i dil-i zâruma füsûn-sâz


Peyker dutalum tökildi gamdan
Yâ kâmetün oldı ham sitemden

Mecnûnı deyerler ehl-i idrâk
Eş‘ârı latîf ü lehcesi pâk


Sende hanı ol edâ-yı dil-sûz
Eş‘âr ü hikâyet-i dil-efrûz

Mecnûn dedi ehl-i hâl olur lâl
Besdür nem-i eşk şâhid-i hâl


Tertîb-i ibâret ü fesâhat
Aşk ehlinedür delîl-i râhat

Râhatden olan menüm kimi dûr
Ger sâmit ola değül mi ma‘zûr

Leylî dedi çün sana şeküm var
Mecnûn isen eyle hâlün izhâr


Leylîni seversen eyle bünyâd
Bir şi‘r ü geçen zamânum et yâd

Mecnûn-ı hazîn eşitdi sevgend
Gördi anı şi‘re ârzû-mend


Tafsîl-i gamına verdi icmâl
Kıldı ana arz-ı sûret-i hâl

K’ey sebze-i derdüme veren âb
Ser-rişte-i râzdan açan tâb

Sorma nişe geçdi rûzgârun
Aşk içre ne oldı hâl-i zârun


Dildâr gamın mı söyleyem âh
Ya pend-i muhibb ü ta‘n-ı bed-hâh

Çekdüm niçe gün cefâ-yı mekteb
Her rûz meşakkat ile tâ şeb


Âhir ki çoh oldı ta‘n-ı ağyâr
Ayrıldı men-i şikesteden yâr

Fâş oldı çü âleme fesânem
Tedbîrüme düşdi atam anem



Fuzuli
 

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
188 Gösterim
Son İleti Eylül 07, 2018, 09:02:22 ÖS
Gönderen: Özgür Kız
0 Yanıt
213 Gösterim
Son İleti Ekim 04, 2018, 02:15:25 ÖS
Gönderen: Özgür Kız
0 Yanıt
210 Gösterim
Son İleti Ekim 04, 2018, 02:44:59 ÖS
Gönderen: Özgür Kız