Gönderen Konu: Leylâ Vü Mecnûn 2901-3000  (Okunma sayısı 200 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Özgür Kız

  • Kırmaktan sevmeye vakit bulamadığın insanın hakkını ödeyemeyeceksin ..
  • Özel Üye
  • *
  • İleti: 21222
  • Mesajın Beğenildi: 64 Kere
  • Rep 3663
  • Umarım bir gün dermanı bende olan bir derdin olur
Leylâ Vü Mecnûn 2901-3000
« : Ekim 04, 2018, 03:00:31 ÖS »
Kimdür ki cihânda fânî olmaz
Devr-i feleğün amânı olmaz

Dünyâ yedi başlu ejdehâdur
Endîşe-i ülfeti hatâdur


Her lutfınadur defîne min kahr
Her şehdinedür karîne min zehr

Devrân üzerindedür zemâne
Elbette gelen geder cihâna

Erbâb-ı zemâneye verüp pend
Bu şi‘ri ne hoş demiş hıred-mend


Gazel
Bu âlem kim gönül kaydın çekersen mihnet ü gamdur
Fenâ ser-menzilin seyr eyle kim bir hoşça âlemdür

Anup tenhâlığı kabr içre nefret kılma ölmekden
Tarîk-i üns dut kim her avuç toprak bir âdemdür


Değül muhkem cihân mülkinde her bünyâd kim kılsan
Fenâ mülkinde dut menzil kim ol bünyâd muhkemdür

Ecel âlâyiş-i havf ü hatâdan kurtarur nefsi
Bu cevher kîmyâ-yı devlete iksîr-i a‘zamdur


Kemâl–i aşk-ı insan mevt ilendür râh-ı hikmetde
Belî mücrâ kılan hükmün misâlin nakş-ı hâtemdür

Bahâr eyyâmı girsen lâle-zâra hâkün cezasın
Muhakkar görme kim her zerre bir câm ile bir Cemdür

Esîr-i nefsdür ehl-i cihân bilmez fenâ kadrin
Fuzûlî terk tevfîki sana ancak müsellemdür

Tamâmî-i sühan
Leylî gül-i gülşen-i letâfet
Çün gördi hazân yeliyle âfet


Pâ-mâl-i hazân olup bahârı
Encâma yetişdi rûzgârı

Bî-çâre anası açdı başın
Başından aşurdı kanlu yaşın

Kâfûrını tökdi zağferâna
Sûz-ı dil ile gelüp figâna


Ahıtdı gözinden eşk-i gül-gûn
Söylerdi ki ey garîb-i mahzûn

Sensüz n’ederem hayâtı bâkî
Min-ba‘d men ölmek iştiyâkı


Çoh ağlayup etdi âh ü nâle
Ağlar kim olursa beyle hâle

El-kıssa dutup tarîk-i mâtem
Ol vâkıaya yığıldı âlem


Ahyâ-ı Arabda kopdı şîven
Yanmışlara evler oldı külhan

Ta‘zîm ile dutdılar azâsın
Kabrin düzüp urdılar binâsın

Ten oldı mukîm-i arsa-i hâk
Rûh oldı karîn-i evc-i eflâk


Şevk ehline kurb hâsıl oldı
Deryâsına katra vâsıl oldı

Bu Mecnûnun Leylî vefâtından haber eşitdüğidür ve Hasretle dünyâdan getdüğidür

Mihnet çemeninde gül derenler
Âlemde yaman haber verenler

Gam nüshasın eyleyende tahrîr
Vermişler ana bu nev‘ teşhîr


Kim Zeyd-i sitem-resîde-i zâr
Ol vâkıadan olup haberdâr

Fi’l-hâl kılup azîmet-i râh
Mecnûn-ı hazîni etdi âgâh


K’ey şîfte-i şikeste-tâli‘
Efsûs ki sa‘yün oldı zâyi‘

İdbâr tılısmun etdi bâtıl
Bu meşgaleden dahi ne hâsıl

Bâzâr bozıldı yığ bisâtun
Bu silsileden kes irtibâtun

Leylî sana verdi zindegânî
Sen ol bâkî ol oldı fânî


Sen sadkası olduğun perî-veş
Oldı sana sadka ey belâ-keş

Azm-i reh-i cennet etdi ol hûr
Firdevs makâmın etdi ma‘mûr


Mecnûn ki haberden oldı âgâh
Sûz-ı ciger ile çekdi bir âh

Kim gulgulesin hem ol zamanda
Cânânı eşitdi ol cihânda

Az kaldı ki nâlesiyle dildâr
Ol hâb-ı ecelden ola bîdâr

Bir lahza bülend olup hurûşı
Düşdi yere getdi akl ü hûşı


Çün geldi özine çekdi nâle
Yağdurdı hazânı üzre jâle

Ta‘ne sözin etdi Zeyde bünyâd
K’ey sâkî-i bezm-i zulm ü bî-dâd

N’etdüm sana kasd-ı cânum etdün
Kasd-ı dil-i nâ-tüvânum etdün

Kıydun men-i zâr ü nâ-tüvâna
Urdun sitem âteşini câna


Zehr idi meğer bu verdüğün câm
Kim merg peyâmın etdi i‘lâm

Bir mûr-çeye nedür bu kîne
Fûlâda dözer mi âb-gîne

Te’sîr-i setemden ictinâb et
Bârî bu günâha bir sevâb et


İlet meni yâr olan diyâra
Şem‘ eyle meni mezâr-ı yâra

Düşdi yola oldı Zeyde hem-râh
Bir hâl ile kim neûzü bi'llâh


Çün gördi mezâr-ı gül-izârın
Düşdi vü kucakladı mezârın

Göğsini kılıp lahid kimi çâk
Merkad kimi saçdı başına hâk

Kabr üzre ahıtdı kanlu yaşın
La‘l eyledi yaşı kabri daşın


Yer yüzin edüp sirişk memlû
Geçdi yere ol sirişkden su

Oldı dür-i eşk-i bî-karârı
Kabr içre nigârınun nisârı


Göz yaşını eyledi muhâtab
K’ey tîre şeb-i firâka kevkeb

Çıhmak sana oldı şimdi vâcib
Kim oldı ol âftâb gâib

Bir burcı makâm dutmış ol mâh
Kim olmaz ana nesîm hem-râh


Sen durma eğer mürüvvetün var
Gir toprağa anı iste zinhâr

Gör handadur ol dür-i yegâne
N’etmiş ana âfet-i zemâne

Pâ-bûsın edüp yetür niyâzum
Bildür bu tazarru‘ ile râzum

Ke’y şem‘ nedür bu ictinâbun
Men bahtı siyâhdan hicâbun


Câm-ı mey-i gam dutanda âlem
Sen içmiş idün bu câmı men hem

Mest etdi meğer seni bu bâde
Kim bezmde durmadun ziyâde

Bir nâdire şem‘ idün şeb-efrûz
Düşdi sana zevk-i aşkdan sûz


Bir niçe zaman eğerçi yandun
Sûz-ı dile durmadun usandun


Bî-dârlığa getürmedün tâb
Şehlâ gözün oldı mâil-i hâb

Hem-râhum idün bu yolda ey mâh
Hem-râhı koyup geder mi hem-râh

Eflâke tefâhur eyle ey hâk
Kim oldı defînün ol dür-i pâk


Zülfine muârız olma ey mâr
Kim anda mukîmdür dil-i zâr

Hâline taarruz etme ey mûr
Kim bağludur anda cân-ı mehcûr

Ey ömr gel imdi başa sen hem
Kim çeşmüme tîre oldı âlem

Âlem hoş idi ki var idi yâr
Çün yâr yoh olmasun ne kim var

Ey cân ten-i hasteye ved①et
Bir haste ile yeter niz①et


Müştâkunem ey ecel kerem kıl
Def‘-i elem eyle ref‘-i gam kıl

Kurtar meni ıztırâb-ı gamdan
Ver müjde vücûduma ademden

Âyînemi eyle jengden pâk
Kıl perde-i i‘tibârumı çâk

Ref‘ et ne ise arada hâil
Eyle meni ol nigâra vâsıl


Teklîf-i visâl eder mana yâr
Bir yerde ki yohdur anda ağyâr

Men getmemek eylesem hatâdur
Senden mana bir meded revâdur

Bi'llah mededümde kılma ihmâl
Kim bahtuma yüz verüpdür ikbâl

Yâ Rab mana cism ü cân gerekmez
Cânânumsuz cihân gerekmez


Min-ba‘d zelîl ü hâr kılma
Ser-geşte-i rûzgâr kılma

Efganda iken gedüp karârı
Oldı bu gazel dilinde cârî

Bu gazel Mecnûn dilindendür
Yandı cânum hecr ile vasl-ı ruh-ı yâr isterem
Derd-mend-i firkatem dermân-ı dîdâr isterem


Bülbül-i zârem değül bîhûde feryâd etdüğüm
Kalmışem nâlân kafes kaydinde gül-zâr isterem

Dehr bâzârında kâsiddür metâ‘-ı himmetüm
Bu metâ‘ı satmağa bir özge bâzâr isterem

Fânî olmak isterem ya‘nî belâ-yı dehrden
Râhat-ı cism-i zaîf ü cân-ı efgâr isterem


N’ola ger kılsam şeb-i hicrân temennâ-yı ecel
N’eyleyem çohdur gamum def‘ine gam-hâr isterem

Çün bekâ bezmindedür dildâr men hem durmazem
Bu fenâ deyrinde bezm-i vasl-ı dildâr isterem

Ey Fuzulî istemez kimse rızasıyle fenâ
Men ki mundan özge bilmen çâre nâçâr isterem

Tamâmî-i sühan

Çün râz-ı derûnın etdi takrîr
Re’yine muvâfık oldı takdîr

İmdâd kılup inâyet-i Hak
Kıldı anı maksadına mülhak


Gül derdi hadîka-i emelden
Mey içdi surâhî-i ecelden

Kabrini kucakladı nigârun
Cân sadkası etdi ol mezârun

Leylî dedi verdi cân-ı şîrîn
Ol âşık-ı bî-karâr ü miskîn

İnsâf hemîn ola mahabbet
Bu dâiredür makâm-ı hayret


Gûyâ ki elinde idi cânı
Dâim gözedürdi ol zamânı

Çün devr ile yetdi ol zemâne
Andan bir icâzet oldı câna

Her niçe ki var idi nigârı
Âlemde idi anun karârı

Çün kıldı nigârı terk-i âlem
Bu âlemi terk kıldı ol hem


Çün gördi bu hâli Zeyd-i gam-nâk
Efgân kılup etdi yahasın çâk

Feryâd ile kıldı nevha bünyâd
Evc-i feleğe yetürdi feryâd



Fuzuli
 

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
188 Gösterim
Son İleti Eylül 07, 2018, 09:02:22 ÖS
Gönderen: Özgür Kız
0 Yanıt
214 Gösterim
Son İleti Ekim 04, 2018, 02:15:25 ÖS
Gönderen: Özgür Kız
0 Yanıt
211 Gösterim
Son İleti Ekim 04, 2018, 02:44:59 ÖS
Gönderen: Özgür Kız