Gönderen Konu: Leylâ Vü Mecnûn 801-900  (Okunma sayısı 216 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Özgür Kız

  • Kırmaktan sevmeye vakit bulamadığın insanın hakkını ödeyemeyeceksin ..
  • Özel Üye
  • *
  • İleti: 21222
  • Mesajın Beğenildi: 64 Kere
  • Rep 3663
  • Umarım bir gün dermanı bende olan bir derdin olur
Leylâ Vü Mecnûn 801-900
« : Ekim 04, 2018, 03:14:04 ÖS »
Olmışdı gül ile sebze-i ter
Firûze-fürûz ü la‘l-perver

Bir niçe musâhib-i vefâ-dâr
Mecnûn-ı şikesteni görüp zâr


Her yan dediler ki ey belâ-keş
Gül çağıdur olmagıl müşevveş

Bu faslda âdemî gerek şâd
Endûh ü belâ vü gamdan azâd


Çün ebr değülsen olma giryân
Çün seyl değülsen etme efgân

Gül kimi bırahma sîneye çâk
Sebze kimi etme bisterün hâk


Ancak özüni esîr-i gam kıl
Lutf eyle hırâma gel kerem kıl

Sahrâ dutalum mey içelüm şâd
Endûh ile olma beyle mu‘tâd


Ey gonca-dehân ü serv-kâmet
Gül oyna zamânı kıl ferâgat

Pâkize vücûda hayfdur gam
Beyle dahi kalmaya bu âlem


Şâyed açıla gül-i murâdun
Muhkem kıl esâs-ı i‘tikâdun

Seyr üzre bu nevbahâr faslı
Şâyed bulına nigâr vaslı

Mecnûn-ı hazîn ayağa durdı
Sahrâlara seyr içün yüz urdı


Giryân giryân kılurdı seyrân
Hayrân hayrân gezerdi her yan

Geh sezbeye arz-ı râz ederdi
Geh lâleye min niyâz ederdi


Çeşmine sürerdi lâle dâğın
Âşık sağınup öpüp ayağın

Nergis gözine nigâh ederdi
Yârı gözin anup âh ederdi

Söylerdi benefşeye gam-ı dil
Kim söyleye olsa yâra vâsıl

Bülbüllere şerh ederdi hâlin
Kumrîlere mihnet ü melâlin


Her turfe çiçek görüp çeküp âh
Menzil menzil gezerdi nâgâh

Bir menzile düşdi reh-güzârı
Kim seyrde idi anda yârı


Bir niçe perî-ruh ile hem-dem
Mecnûn-ı şikesteden mukaddem

Leylî güzer etmiş ol fezâya
Salmış gül ü lâle üzre sâye


Bir sebzeye sebz har-geh urmış
Meh sahn-ı felekde hâle kurmış

Gonca kimi ol latîf har-gâh
Gül berki kimi içinde ol mâh


Mecnûna mukâbil oldı Leylî
Bahr-ı gama yetdi derd seyli

Leylî deme şem‘-i meclis-efrûz
Mecnûn deme âteş-i ciger-sûz

Leylî deme cennet içre bir hûr
Mecnûn deme zulmet içre bir nûr

Leylî deme evc–i hüsne bir mâh
Mecnûn deme mülk-i aşka bir şâh

Leylî deme bir yegâne-i dehr
Mecnûn deme bir fesâne-i şehr

Leylî çemen-i belâ nihâli
Mecnûn felek-i vefâ hilâli


Leylî meh-i âsmân-ı haşmet
Mecnûn şeh-i kişver-i melâmet

Leylî saf-ı ehl-i hüsn emîri
Mecnûn ser-i kûy-ı gam fakîri

Leylî işi işve vü kirişme
Mecnûn gözi yaşı çeşme çeşme


Leylî vü neşât-ı hüsn kâmı
Mecnûn ü belâ-yı aşk dâmı

Leylî vü letâfet-i dil-ârây
Mecnûn ü melâmet-i gam-efzây

Leylîde kemâl-i hüsn ile zevk
Mecnûnda cemâl-i Leylîye şevk

Leylî sadef-i hayâya bir dür
Mecnûna anunla min tefâhür


Leylîde visâl-i dûst meyli
Mecnûnda hem ârzû-yı Leylî

Ol iki sehî-kad ü semen-ber
Birbirine oldılar berâber

Fûlâda sataşdı seng-i hâre
Od düşdi karâr ü ihtiyâra


Bir sâza düzildi ol iki târ
Germ oldı revâc-ı nâle-i zâr

Ol bahtı muna neşât buldı
Bu gördi anı mukayyed oldı


Mecnûnda karâr dutmayup hûş
Deryâ-yı tehayyür eyledi cûş

Bir dem bahabilmedi ol aya
Düşdi yüzi üzre misl-i sâye


Leylî hem itürdı ihtiyârın
Bir dem görebilmedi nigârın

Hayrânlığı ol makâma yetdi
Kim düşdi ayakdan ussı getdi

Gül suyu sepüp revân yüzine
Leylîni getürdiler özine


Her yan dediler ana ki ey mâh
Nâgeh olur atan anan âgâh

Kim gayr ile âşinâ olupsen
Bir dilbere mübtelâ olupsen


Vermez bu reviş netîce-i hûb
Şâyeste değül sana bu üslûb

Yahşi nazar eylesen yamandur
Hem bize vü hem sana ziyandur

Andan götürüp bisât ü har-gâh
Ol mâh-likânı hâh ü nâ-hâh


Öz bürcine kıldılar revâne
Tâ olmaya vâkıf ata ane

Söz demediler bu mâcerâdan
Ne gencden ü ne ejderhâdan


Mecnûnı hem etdi çeşm-i hûn-bâr
Sular saçuben yüzine bîdâr

Gördi ki nigârdan nişan yoh
Bir cism-i füsürde var cân yoh


Dîvâne kalup perî gedüpdür
Salup anı dil beri gedüpdür

Çâk eyledi câme kıldı nâle
Hâli bedel oldı özge hâle


Terk etdi libâs-ı lâle-gûnı
Raht oldı tenine eşk-i hûnı

Ger mâtem içün misâl-i hâme
Sarmışdı başa siyeh imâme


Çizgindi başına dûd-ı âhı
Yandurdı imâme-i siyâhı

İkrâh ile çıhdı pîrehenden
Âr etdi şehîd-i gam kefenden

Na‘leyni bırahdı ol belâ-cû
Kim âşıka pây-benddür bu


Hem-demlere özr kıldı âğâz
K’ey bir niçe hem-nişîn ü hem-râz

Seylâb-ı hücûm-ı aşk yetdi
Men şîfte-hâli garka etdi


Olman men-i haste ile hem-dem
Tâ batmayasuz bu suya siz hem

Men reng-i melâmete boyandum
Sevdâ-zedeliğ odına yandum

Elbette bir od ki düşdi câna
Âhir dutuşup çeker zebâne


Düşvâr belâmı sehl sanman
Siz dahi menüm oduma yanman

Menden size düşmesün bir ahker
Çün değmedi hayr değmesün şer

Sevdâ siyeh etdi rûzgârum
Aşk aldı inân-ı ihtiyârum


Men bir kuşem uçdum âşiyandan
Men handan ü meyl-i hâne handan

Kılman mana ev hikâyetin çoh
Dahi menüm anda varmağum yoh

Sizden sorar olsa ata hâlüm
Keyfiyyet-i mihnet ü melâlüm

Söylen ki fenâya verdi rahtın
Eyyâm siyâh kıldı bahtın


Ey pîr-i şikeste-hâl ü nâ-şâd
Tanrı’yçün elümden eyleme dâd

Deme ki nedür bu mâcerâlar
Senden mana yetdi bu belâlar


Men bilmez idüm gam-ı cihânı
Teşvîş-i zemîn ü âsmânı

Âsûde serâçe-i ademde
Ne gussada idüm ü ne gamda

Bilmezliğ ile hem-râz idi hâlüm
Ne hüsn ü ne aşk idi hayâlüm


Sen vâsıta-i vücûdum oldun
Sen mâni‘-i feyz-i cûdum oldun

Umdun ki menümle olasen şâd
Derdâ ki ümîdün oldı ber-bâd

Men yoh olubem sen imdi var ol
Özge halefe ümîd-vâr ol


Ma‘zûr dut ey azîz ma‘zûr
Men kasd ile senden olmadum dûr

Çoh sıdk ile eyledüm ana azm
Kim devlet-i vasluna yetem cezm


Su saldı yoluna eşk-i hasret
Dâmânumı dutdı hâr-ı mihnet

Tahrîr kılup münâsib-i hâl
Bu şi‘ri hem etdi ana irsâl


Bu gazel Mecnûn dilindendür
Fesâd-ı aşkı tâ gördüm salâh-ı akldan dûrem
Meni rüsvâ görüp ayb etme ey nâsih ki ma‘zûrem

Eğer çâk-i girîbân eylesem men‘eylemen çün men
Metâ‘-ı nengden ârî libâs-ı ârdan ûrem

Men ü sahrâ-yi vahşet menzil etmen âfiyet küncin
Esir-i dâm-ı zulmet olmazem çün tâlib-i nûrem

Temerrüd akl fermânından etsem dûstlar bi’llâh
Meni re’yümle sanman aşk sultânına me’mûrem


Mana kim ta‘ne eyler kim nasîhat ehl-i âlemden
Hoşem kim i‘tibar-ı aşk ile her dilde mezkûrem

Belâ-yı aşk u derd-i dûst terkin kılmazem zâhid
Ne muştâk-ı behiştem sen kimi ne tâlib-i hûrem

Hayâl-i çîn-i zülf ü tâk-ı ebrûsiyle zevküm gör
Sanasen haşmet ile Kisrîyem kadr ile Fağfûrem


Garaz bir ad imiş âlemde men hem eyledüm bir ad
Bi-hamdi’llâh Fuzûlî rind ü rüsvâlıkda meşhûrem

Bu Mecnûnun cünûnunun sıfatıdur ve Vâdî-i aşk sevdâsının keyfiyyetidür

Ol şîve-i aşk içinde mâhir
Kıldukta vasiyyetini âhir

Kıldı gözedüp tarîk-i vahşet
Eshâbdan inkıtâ‘-ı ülfet


Sahrâya düşüp güneş misâli
Tenhâ yürür oldı lâübâlî

Her daşa ki yetdi tökdi yaşın
La‘l eyledi kûh ü deşt daşın



Fuzuli
 

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
214 Gösterim
Son İleti Ekim 04, 2018, 02:15:25 ÖS
Gönderen: Özgür Kız
0 Yanıt
211 Gösterim
Son İleti Ekim 04, 2018, 02:44:59 ÖS
Gönderen: Özgür Kız
0 Yanıt
204 Gösterim
Son İleti Ekim 04, 2018, 03:04:12 ÖS
Gönderen: Özgür Kız