Gönderen Konu: Bir Nedeni Yok, Yalnızca Öptüm  (Okunma sayısı 107 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Özgür Kız

  • Yaprak sıkılmıştı ağaçtan,bahaneydi sonbahar...
  • Özel Üye
  • *
  • İleti: 21025
  • Mesajın Beğenildi: 32 Kere
  • Rep 3660
  • İyiler kaybetmez,kaybedilir ..
Bir Nedeni Yok, Yalnızca Öptüm
« : Ekim 22, 2018, 12:01:16 ÖS »
Bir Nedeni Yok, Yalnızca Öptüm

Bir iz kalsın diye...

Dudaklarım gerisin geriye çekildi;
ağdalı bir sıvının ağır ağır örttüğü,
korkunun biçim kazanıp ayağa kalktığı
ve ‘hey bana bir şeyler söylemenin
vakti geldi’ dediği zamanlarda bekledim
seni; gözlerimi kapadım. Bekledim.
Beklerken, özlemenin hangi geçitleri
geçilmez kıldığını, hangi duyguların
insanı hayata kazandırdığını, basite
indirgenmiş hüzünlerin geceleri
dinlenmeye müsait şarkılarla
şahlandığını anlatamadım. Evet,
bilmiyordum. Bilmiyordum, kelimelerden
arınmış bir cümle kurar gibi sevişmeyi.
Sevişirken sözlük kullanıyordum
hala. Ama, seni seviyordum. Ve
sevdiğimi, sevgimi anlatma telaşıyla
hata üstüne hata yapıyordum sana.
Sana yaklaşamıyordum. Yasaklanmıştın
adeta. Çiğnemeye çalıştığım yasak
olsan da, uzak dursan da, o korkunç
şeklini korusan da, farketmiyordu
hiçbir şey. Küçük bir ateş. Küçücük
bir ateştin sen. Sönmekten ürken
bir ateş. Bir su damlasıyla bütün
görkemini kaybedebilecek bir ateş. Aşkın
mecali kalmamıştı. Sessizce sokuldum
yanına. Acıyla irkildin. Gülümsedim.
Gülümsememe anlam veremedin elbette.
Kimdi bu? Ne istiyordu? Tanımadığın
biri. Hatıralarını darmadağın etmeyi
planlamış bir yabancı. Fuzuli bir
beden, karşındaki. Usulca uzandım,

Bir nedeni yok. Yalnızca öptüm.

Çocukluğumdan söz etmek isterim sana,
eğer sıkılmazsan. Bir gün otururuz
evde, ben sana hayatımı anlatırım
dakika dakika. Kaç yaşımdaysam, o kadar
yıl sürer konuşmam. Çay pişiririz.
Çaydanlığa su yerine votka koyarız sen
dilersen. Sonra da sen anlatırsın:
Sevdiğin filmleri, sevdiğin parçaları,
sevdiğin canlıları, sevdiğin... hep
sevdiğin şeylerden konu açarsın. Ben
sıkılmam. Ben seninle sıkılmamayı seni
ararken öğrendim. Seni hayal ederken
keşfettim sıkılmamanın azametini. Bir
insan, bir insanı sıkamaz. Bir insan
canı isterse sıkılır. Hacimler açarım
sana içimde, dolman için, oraya akman
için. Hacimler açarsın bana; çağlayarak
gelirim. Endişelenmen gereksiz,

Bir nedeni yok. Yalnızca öptüm.

Olması gerektiği kadar fedakar biriyim
aslında; daha fazlasını umma açıkçası.
Endişelerim, ideallerim, halletmeye
çalıştığım meselelerim var. Başkalaşmaya
çalışıyorum. Gözardı edilmiş tutumlar
edinmek hoş. Değişmek, hiç de zor
değil. Yalnızca özgür olabilsem, sorun
kalmayacakmış gibi sanki. Anlaşılmak
istiyorum: sevdiğim bir şarkıyı herhangi
biriyle paylaşırken aynı duyguları
hissetmek arzusu bu. Evet, tıpkı bu.
Sese, ahenge kapılırken, kendini müziğin
ritmine verirken yanında bir diğerinin
olabilmesi; görkemli bir anda birlikte
sadeleşebilmek. Birlikte dansedebilmek
gibi. Sen hastayken başucunda birinin
sabaha kadar oturması gibi. Arada
bir alnındaki teri silmesi, üstünün
açılmamasına dikkat etmesi gibi. Bir
başkası için hayatta kalma çabası gibi
sanki. Ölmek için değil, yaşamak için
uğraşmak gibi. Ummadan, hayal etmeden,
sıradan, olduğu gibi.doğal. Ve ciddi.
Ciddi ciddi hayatla mücadele edebilme
gücü. Bu gücü yanyanayken yaratabilme
yeteneği. Ben bu yeteneğin bir parçası
olarak sokuluyorum sana. Masallarla
geliyorum. Efsanelerle geliyorum.
Herhangi bir insanın birikimiyle
geliyorum aslında. Artniyetsizim. İnan,

Bir nedeni yok. Yalnızca öptüm.

Bazı sorulara cevap bulamadım; kuşkusuz
gerekli de değildi bu. Soruyu soru
halinde bırakıp sahici yanını korumaya
çalışmam, cehalet mi sanıldı acaba? !
Bedenlerin bedenlerden istedikleri,
ruhların, ruhlardan çıkarttıkları,
karşılıklı acıların birbirlerinin
etkisini arttırdıkları vakitlerde
düştün aklıma. Aklıma yayıldın. Ne
kaybedebilir, ne kazanabilirdim ki
artık: Ortadaydım işte! Bir başkasının
mal varlığına dönüşmeden yaşayabilmenin
yalnızlığıydı bu. Hayır! Melankoli diye
adlandırma bu durumu; ortak bir açı
yakalayamama sorunu galiba. Her kadın
gibi doğurmak hevesi, her erkek gibi
dağların doruklarında biraz gözden
ırak hüzünlenme denemeleri aslında.
Kusura bakma, kafam biraz dağınık,

Bir nedeni yok. Yalnızca öptüm.

İnsan inandığı şeyler uğruna muhteşem
hatalar da yapabilir. Kızmamalısın.
Darılmamalısın eğer bir kardeşlik varsa
aranızda. Sevgi, hoşgörü takıntıları
da değil. Bir elmanın kırmızı olması,
bir gülün öyle kokması, bir derdin
halledilmesinin ardından gelen ferahlık
kadar sıradan ve güzeldir hata yapmak
da. Aşka çılgınlığın yakıştığı çağları
neden unutalım? Neden tarihin çuvalına
tıkalım tatlı serseriliği, az biraz
sergüzeşt olmayı? ! Ilımlılık mı
kurtaracak insanlığı? Alttan alma mı
örtecek bunca çirkefi, zorluğu, belayı?
Demokrasi, senin saçlarından güzel
olamaz. Senin yüzünden daha güzel
olamaz krediler, faizler, repolar,
tahviller. Dünyanın en uzun gecesi
21 aralık değil, beni terkettiğin
gecedir. Beni üzdüğün, yorduğun,
yıprattığın gecedir. Bir kabahat mi
gerçekten kendi dışında birine hayranlık
beslemek? ! Gerçekten kırıyorsun beni,

Bir nedeni yok. Yalnızca öptüm. ***
Bir Nedeni Yok, Yalnızca Öptüm
 

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
3 Yanıt
669 Gösterim
Son İleti Mayıs 25, 2018, 10:18:27 ÖÖ
Gönderen: Özgür Kız
0 Yanıt
127 Gösterim
Son İleti Eylül 06, 2018, 10:24:10 ÖÖ
Gönderen: Özgür Kız
0 Yanıt
119 Gösterim
Son İleti Ekim 03, 2018, 10:46:25 ÖS
Gönderen: Kuskün Çiçek