Gönderen Konu: Leylâ Vü Mecnûn 1501-1600  (Okunma sayısı 207 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Özgür Kız

  • Kırmaktan sevmeye vakit bulamadığın insanın hakkını ödeyemeyeceksin ..
  • Özel Üye
  • *
  • İleti: 21221
  • Mesajın Beğenildi: 64 Kere
  • Rep 3663
  • Umarım bir gün dermanı bende olan bir derdin olur
Leylâ Vü Mecnûn 1501-1600
« : Ekim 04, 2018, 02:28:59 ÖS »
K’ey tâife-i bülend-pâye
Bî-gâneliğ etmen âşinâya

Edüp meni iltifâta memnûn
Leylîni edün refîk-i Mecnûn


Ol lâle ise bu nesterendür
Şimşâd ise ol bu nârvendür

Ol muna bu anadur sezâ-vâr
Ey ehl-i garaz nedür bu âzâr


Kâm olsa nizâsuz müyesser
Ha genc-i dür ü hizâne-i zer

V’er olsa bu hayr işde te’hîr
Ha ta‘n-ı sinân ü darb-ı şemşîr

Ol kavme çü rûşen oldı ahvâl
Oldı bu cevâb olardan irsâl


Kim bizde cünûn ilâcı yohdur
Divâneler ihtiyâcı yohdur

Genc ü zere eyleme tefâhur
Besdür bize gencümüzdeki dür


Lâf ile kılıçdan urmagıl dem
Kim var kılıcumuz bizüm hem

Bu Nevfel’ün Leylî haşemiyle rezm etdüğidür ve Rezmde mağlûb olup sulha azm etdüğidür

Nevfel ki eşitdi ol cevâbı
Terk eyledi şâhed ü şarâbı

Cem‘ etdi sipâh-ı bî-nihâyet
Çaldurdı nefîr ü çekdi râyet


Ol kavm hem oldılar haberdâr
Cem‘ eylediler sipâh-ı hûn-hâr

Ref‘ oldı iki tarafdan âzerm
Hengâme-i rezmi etdiler germ


Bir subh ki kıldı husrev-i Rûm
Şâm ehline Hind fethini şûm

Seyyâreden aldı mihr meydân
Saldı kılıç u getürdi kalhan


Gün hançeri oldı âşikâre
Gerdûn zırıhını etdi pâre

Satranc-sıfat ol iki leşker
Birbirine durdılar berâber

Geh nîze kılurdı cân-sitânlığ
Geh nâvek ederdi hûn-feşânlığ

Ol benzer idi kad-i nigâra
Bu gamze-i dil-firîb-i yâra


Eylerdi zebân-ı ta‘n-ı şemşîr
Ahvâl-i adem vücûda takrîr

Ahvâline halkun ağlayup zâr
Çeşm-i zırıh olmış idi hûn-bâr


Gürz ile olurdı hurd her sû
Cevşenlere üstühân-ı pehlû

Rezm oldı belâ yağışlu bir mîğ
Ra‘d ü berki tüfeng ile tîğ

Gösterdi güzâr-ı gürz ü peykân
Kalhanda zırıh zırıhda kalhan

Mecnûn olara kılup nezâre
Çekmişdi özini bir kenâra


Durmışdı alem-misâl bî-bâk
Bir arsada şerm-sâr ü gam-nâk

Çekmişdi bu leşker içre râyet
Ol leşker içün dilerdi nusret


Munlar ile hây ü hûy ederdi
Feth anlara cüst ü cûy ederdi

Bu leşker ana muîn ü gam-hâr
Ol tâlib-i feth-i leşker-i yâr


Ger öz sipehinde görse maktûl
Şükr eylemeğe olurdı meşgûl

V’er görse katîl-i kavm-î dildâr
Derd ile kılurdı nâle vü zâr

Sebze kimi olsa ger müyesser
Öz leşkerine ururdı hançer


Bir kimse dedi ki ey siyeh-rûz
Hasmını diler mi kimse fîrûz

Biz cân kıluruz yolunda pâ-mâl
Sen düşmen içün dilersen ikbâl

Akla bu iş eylemez delâlet
Ger âkil isen nedür bu hâlet


Mecnûn dedi men fedâ-yı yârem
Vaslına anun ümîd-vârem

Çün leşker-i yârdur kılan rezm
Ol rezme ne lâyık eylemek azm


Çün dûst sipâhıdur eden ceng
Düşmenliğe hem-râz değüldür âheng


Hem-râzdur ki bulam visâle fursat
Yârum tarafından ola nusret

Cânum ola dûst dil-pezîri
Yâ küştesi ola yâ esîri


Bu ma‘rekede neşât-mendem
Ol silsilede esîr-i bendem

Müşkil işe olmışem giriftâr
Ağyârum yâr u yârum ağyâr

Ger katlüme dûst çekse şemşîr
Yoh mende rızâdan özge tedbîr


Hoşnûd değül miyem bu hâle
Kim cân verem ü yetem visâle

Çün beyle cevâb eşitdi sâil
Ol fazl ü kemâle oldı kâil


Geldükçe olup ziyâde âşûb
Az kaldı ki Nevfel ola mağlûb

El-kıssa müyesser olmayup kâm
Ol gün cedel oldı subh-tâ-şâm


Çün oldı ıyân talîa-i şeb
Meydân-ı sipihri dutdı kevkeb

Âsâyişe hâsıl oldu fursat
Cân almağa merg verdi mühlet

Her saf bir arada dutdı menzil
Birbirine kondılar mukâbil


Hem-demlere râzın açdı Nevfel
Kim müşkil-i hâlümi kılun hall


Men eşca‘-ı ehl-i rûzgârem
Hurşîd-i sipihr-i kâr-zârem

Yoh kimsede tâb-ı tîğ-i tîzüm
Endîşe-i tâkat-ı sitîzüm


Bu rezmde bilmezem nedür hâl
Kim fethüme nusret eyler ihmâl

Elbette ki Hak rızâsıdur bu
Bir ehl-i Hakun duâsıdur bu


Arz eylediler ki ey cihân-dâr
Mecnûndan olup mısen haberdâr

Biz cân kıluruz anun fedâsı
A‘dâmuzadur anun duâsı


Biz kasd ederüz anun murâdın
Ol düşmene bağlar i‘tikâdın

Nevfel ki eşitdi ol kelâmı
Kalmadı ol emre ihtimâmı


Bilmişdi ki sâhib-i nazardur
Elbette dûası mu‘teberdür

Bildi ki müyesser olmaz ol kâm
Te’sîr kılur duâ ser-encâm


Çün vasl değüldi hükm-i takdîr
Müşkil ki eser vereydi tedbîr

Vehm etdi ki mün‘akis ola hâl
Rezminde mubârek olmaya fâl

Kirdârını görmedi münâsib
Nezr etdi ki ger olursa gâlib


Zikr etmeye dahi Leylî adın
Terk ede bu emr içün inâdın


Bu Nevfelün ikinci nevbet rezm edüp gâlip olduğıdur ve Vefâ-yı ahdde kâzib olduğıdur
Çün tîğ çeküp mübâriz-i Rûm
Şâm ehlini etdi emre mahkûm


Feth oldı sipâh-ı Türke mensûb
Oldı Arabın sipâhı mağlûb

Âdetçe yine ol iki leşker
Rezm etmeği etdiler mukarrer

Tığ aldı eline pehlevânlar
Başlar kesilüp tökildi kanlar

Cân eyledi terk-i hâne-i ten
Ol çıhmağa açdı tîr revzen


Başlarda belânı çoh görüp akl
Bir özge makâma eyledi nakl

Peykân sünük içre oldı peyvend
Gül şâhlarında gonca mânend


El-kıssa hilâf-ı resm-i evvel
A‘daya muzaffer oldı Nevfel

Hasm etdi kabül-i hükm-i tâat
Başlandı tazarru‘-ı şefâat


Leylînün atası açdı başın
Doldurdu gözine kanlu yaşın

Acz ile dedi ki ey hudâvend
Şâhenşeh-i âdil ü hıred-mend


Ger Leylî içündür ıztırâbun
İkrâh ile vermezem cevâbun

Ammâ reh ü resmdür mukarrer
Bir avrete aybdür iki er

Leylî bu haşemde nâm-zeddür
Akd ile mukayyed-i ebeddür

Çün hükmün eder bu resmi pâ-mâl
Bârî anı gayre verme sen al


Gül bergümüzi hevâya verme
Nâmûsumuzı fenâya verme

Nevfel dedi ey güzîn-i eşrâf
Yoh mende hilâf-ı adl ü insâf

Men mahz-ı mürüvvet ü vefâyem
Gencîne-i gevher-i atâyem

Bî-dâd ü sitem değül şiârum
Adl içre tamâmdur ıyârum


Men hem hacîlem bu mâcerâdan
Âcizlere kılduğum cefâdan

Hakkâ bu değüldi i‘tikâdum
Kim hâsıl edem men öz murâdum

Bir sınmışa mûmyâ dilerdüm
Bir haste içün şifâ dilerdüm


Gördüm görinür bu emr müşkil
Bîmâr değül ilâca kâbil

Bî-dâddan olmışem peşîmân
Afv ede meğer bu sehvi Sübhân

Gelmez gözüme iyâl ü mâlün
Mâlün senün olsun ü iyâlün


Var imdi sen eymen ol hatardan
Min-ba‘d tevehhüm etme şerden

Munı dedi açdı âlet-i rezm
Öz memleketine eyledi azm

Mecnûn der-i i‘tirâz edüp bâz
Ol servere ta‘ne etdi âğâz

K’ey bîhûde kavlün ü karârun
Ahdünde bu mıdur i‘tibârun


Ne fâide sikkesüz diremden
Ne sûd netîcesüz keremden

Sâyen uludur velî ne hâsıl
Kim feyz değende oldı zâil


Her niçe ki etdiler mürâât
Kim eyleyelüm muna mükâfât

Andan yeğin edelüm sana yâr
Âsân işüni gel etme düşvâr


Mutlak eser etmedi ana pend
Zencir-i hevâ kaçan dutar bend



Fuzuli
 

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
188 Gösterim
Son İleti Eylül 07, 2018, 09:02:22 ÖS
Gönderen: Özgür Kız
0 Yanıt
202 Gösterim
Son İleti Ekim 04, 2018, 02:13:04 ÖS
Gönderen: Özgür Kız
0 Yanıt
213 Gösterim
Son İleti Ekim 04, 2018, 02:15:25 ÖS
Gönderen: Özgür Kız