Gönderen Konu: Leylâ Vü Mecnûn 501-600  (Okunma sayısı 205 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Özgür Kız

  • Kırmaktan sevmeye vakit bulamadığın insanın hakkını ödeyemeyeceksin ..
  • Özel Üye
  • *
  • İleti: 21221
  • Mesajın Beğenildi: 64 Kere
  • Rep 3663
  • Umarım bir gün dermanı bende olan bir derdin olur
Leylâ Vü Mecnûn 501-600
« : Ekim 04, 2018, 03:08:40 ÖS »
Maksad şem‘i münevver oldı
Sandûk-ı emel dür ile doldı

Tedrîc ile kıldı kilk-i takdîr
Nakş-ı garazı rahimde tasvîr


Ber verdi nihâl-i bâğ-ı maksûd
Açıldı gül-i hadîka-i cûd

Çün va‘de erişdi doğdı bir ay
Hurşîd ruhıyla âlem-ârây


Şâd oldılar andan ata ane
Şükrâne verildi çoh hizâne

El kıssa ademden oldı peydâ
Bir tıfl-ı müzekker ü müzekkâ

Hurşîd kimi kemâle kâbil
İsâ kimi tıfllıkda kâmil


Ol dem ki bu hâk-dâna düşdi
Hâlini bilüp figâna düşdi

Âhir günine evvel eyleyüp yâd
Ahıtdı sirişk kıldı feryâd


Ya‘nî ki vücûd dâm-ı gamdur
Âzâdelerün yeri ademdür

Her kim ki esîr olur bu dâma
Sabr etse gerek gam-ı müdâma


Olmışdı zebân-ı hâli gûyâ
Söylerdi ki ey cefâcı dünyâ

Bildüm gamunı senün ki çohdur
Gam çekmeğe bir harîf yohdur


Geldüm ki olam gamun harîfi
Gel tecribe kıl men-i zaîfi

Her handa gam olsa kılma ihmâl
Cem‘ eyle dil-i hazînüme sal


Hem ver mana gam yemek kemâli
Hem âlemi gamdan eyle hâlî

Peyveste meni esîr-i gam kıl
Kem kılma nasîbümi kerem kıl


Zevk ile geçürme rûzgârum
Fânî olana yoh i‘tibârum

Ey aşk garîb-i âlem oldum
Âvâre-i vâdî-i gam oldum


Tedbîr-i gam etmek olmaz oldı
Geldüm gerü getmek olmaz oldı

Senden dilerem meded ki dâim
Temkînüm ola senünle kâim

Bir bezmde kim şarâbı kandur
Sâkî cellâd-ı bî-emândur


Bir mey mana sun ki mest ü medhûş
Dâim özümi kılam ferâmûş

Ne geldüğümi bilem cihâna
Ne anı ki nişedür zemâne


Âlem gözüme görünmeye hîç
Bu riştede bulmayam ham u pîç

Dâye anı pâk kıldı kandan
Kaldurdı bu tîre hâk-dandan


Guslin verüp âb-ı çeşm-i terden
Süt yerine verdi kan ciğerden

Akvâm u kabâili olup şâd
Ol nev-rese Kays koydılar ad

Cân ile kılurdı dâye i‘zâz
Esbâb-ı kemâl-i terbiyet sâz


Lâkin o edüp hemîşe nâle
Hoşnûd değüldi hîç hâle

A‘zâsın edüp eliyle efgâr
Eylerdi müdâm nâle-i zâr

Süt içse sanurdı kim içer kan
Emcek görünürdi ana peykân


Yoh idi firîb ile karârı
Yanında firîbün i‘tibârı

Bir gün anı gezdürürdi dâye
Derdini yetürmeğe devâya


Bir evde meğer ki bir perî-veş
Ol tıflı görüp besî müşevveş

Rahm etdi eline aldı bir dem
Tıfl anı görünce oldı hurrem


Hüsnine bahup karâr dutdı
Feryâd ü figânını unutdı

Oldukça elinde oldı handân
Düşdükde elinden etdi efgân


Mâhiyyetini çü dâye bildi
Ol mâhı ana enîs kıldı

Oldı bu dahi anunla mu‘tâd
Ne dâye ne ane eyledi yâd

Zâtında çü var idi mahabbet
Mahbûb görünce dutdı ülfet


Aşk idi ki oldı hüsne mâil
Hüsni ne bilürdi tıfl-ı gâfil

Ma‘lûm idi ehl-i hâle ol hâl
Kim nüsha-i aşkdur bu timsâl


Elbette bu tıflı zâr eder aşk
Âşüfte-i rûzgâr eder aşk

Elbette kılur bu subh te’sîr
Hurşîd çıhup olur cihân-gîr


Çün terbiyeti edip o dâye
Verdi eser-i tamâm ol aya


Gün günden edüp kemâl hâsıl
Ol mâh-ı nev oldı bedr-i kâmil

Geldükçe mey-i vefâdan eyyâm
Her devrede sundı ana bir câm


Tâ kıldı anı tamâm ser-mest
Tedrîc ile dâm-ı aşka pâ-best

Çün sür’at ile dönüp zemâne
On yaşına yetdi ol yegâne


Babasına muktezâ-yı âdet
Farz oldı ki anı ede sünnet

Cem‘ etdi ehâlî-i diyârı
Her sâhib-i izz ü i‘tibârı

Bezl eyledi ol kadar zer ü sîm
Kim yetdi kıyâsa fakrdan bîm


Halk anda görende kesret-i mâl
Bîm oldı ki mün‘akis ola hâl

Ol sâf-zamîr ü pâk-meşreb
Bir bezm-geh eyledi müretteb

Kim görmedi anı çeşm-i sâgar
Cemşîdden özgeye müyesser


İtmâma yetüp tarîk-i sünnet
Ta’lîm-i ulûma yetdi nevbet


Esbâb ana eyleyüp mürettep
Verdiler anunla zîb-i mektep

Bu bünyâd-ı binâ-yı belâdur ve Mukaddime-i elem-i ibtilâdur

Mektebde anunla oldı hem-dem
Bir niçe melek-misâl kız hem

Bir saf kız oturdı bir saf oğlan
Cem‘ oldı behişte hûr ü gılmân

Oğlanlara kızlar olsalar yâr
Aşka bulunur revâc-ı bâzâr


Kız nergis-i mest edüp füsûn-sâz
Oğlana satanda işve vü nâz

Oğlan niçe sabr pîşe kılsun
Ve sabrı hem olsa nişe kılsun


Ol kızlar içinde bir perî-zâd
Kays ile mahabbet etdi bünyâd

Bir turfe sanem ki akl-ı kâmil
Gördükde anı olurdı zâil


Zülfeyn-i müselseli girih-gîr
Cân boynına bir belâlu zencîr

Ebrû-yı hamı belâ-yı uşşâk
Hem cüft letâfet içre hem tâk


Her kirpüği bir hadeng-i hun-rîz
Peykân-ı hadengi gamze-i tîz

Deryâ-yı belâ cebîn-i pâki
Çîn cünbişi mevc-i sehm-nâki

Çeşm-i siyehine sürmeden âr
Hindûsına sürme hem giriftâr

Ruhsârına reng-i gâzeden neng
Hergiz ana gâze vermemiş reng


Göz merdümeğinden olsa hâlî
Göz merdümeği olurdı hâlî

La‘l ü düri gösterürdi her dem
Evrâk-ı gül içre ıkd-i şeb-nem


Ebvâb-ı tekellüm etse meftûh
Emvâta verürdi müjde-i rûh

Şimşâd-ı latîfine mürekkeb
Sîb-i zenah u türünc-i gabgab

Endâmı latîfe-i ilâhî
Deryâ-yı letâfet içre mâhî


Şehbâz bahışlu âhu gözlü
Şîrîn hareketlü şehd sözlü

Râh u revişi müdâm gamze
Başdan ayağa tamâm gamze

Ayruhsıca-şekl ü hoşça-peyker
Yahşice sanem güzelce dilber


Âlem ser-i mûyınun tufeyli
Mahbûbe-i âlem adı Leylî

Kays anı görüp helâki oldı
Min şevk ile derd-nâki oldı


Ol nâdire hem ki Kaysi gördü
Min zevk bulup özin itürdi

Gördi ki bir âfet-i zemâne
Misli dahi gelmemiş cihâna

Bu sıfat-ı Mecnûndur ve İbtidâ-yı mihnet-i füzûndur

Bir dilber-i serv-kadd ü gül-rûy
Serv-i hoş u gül-ruh u semen-bûy


Şîrîn lebi menşe’-i letâfet
Ra‘nâ kadi durduğiyle âfet

Evsâf-ı letâfetinde söz çoh
Eltâf-ı melâhatinde söz yoh


Şehlâ gözi nergis-pür-efsûn
Zîbâ kaşı nergis üzreki nûn

Hüsni güli lâle-i şafak-fâm
Zülfi hamı lâle üzreki lâm

Ağzı sıfatı hod etmek olmaz
Esrâr-ı nihâna yetmek olmaz


Zülfi sözi zikr-i halka-i râz
La‘l-i lebi âb-ı çeşme-i nâz

Devr-i meh-i rûyi çeşme-i nûr
Hâk-i kef-i pâyı sürme-i hûr


Bir gâyet ile şemâili hûb
Kim Leylî olanda ana matlûb

Bir gözgüye ger açup gözini
Gözgüde göreydi öz yüzini

Öz ârızına olurdı meyli
Kılmazdı hevâ-yı hüsn-i Leylî


Ol iki semen-ber ü sehî-kad
Bir birine oldılar mukayyed

Bir câmdan içdiler mey-i zevk
Ol iki harâb-ı bâde-i şevk


Girdâb-ı belâya oldılar gark
Kalmadı aralarında bir fark

Evzâ-ı muhâlif oldı yek-sân
Gûyâ iki tende idi bir cân

Her kim sorar olsa Kaysa bir râz
Leylîden ana gelürdi âvâz


Kim Leylîye kılsa bir hitâbı
Kays idi ana veren cevâbı



Fuzuli
 

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
214 Gösterim
Son İleti Ekim 04, 2018, 02:15:25 ÖS
Gönderen: Özgür Kız
0 Yanıt
210 Gösterim
Son İleti Ekim 04, 2018, 02:44:59 ÖS
Gönderen: Özgür Kız
0 Yanıt
204 Gösterim
Son İleti Ekim 04, 2018, 03:04:12 ÖS
Gönderen: Özgür Kız